Tarihini TRT'den Öğrenmek


TARİHİNİ TRT’DEN ÖĞRENMEK
Bir ve bütün olmanın en önemli şartlarından birisi, ortak bir tarih şuurudur. Uzun ve büyük bir tarihi olan milletlerde tarih şuuru bir ve beraber olursa bir millet bütünlüğü teşekkül etmiş olur. İnsanlarda farklı görüşler barınması gerekmekle beraber ortak bir mefkûrenin varlığı elzemdir. Bu mefkûre:  milleti için canını düşünmeden vermekten ziyade milleti için yapabileceği en iyi şekilde çalışmaktır.
Merhum Emin Yurdakul’un da dediği gibi:

Bir asker ol, silahını tak; kuşan
Bir şair ol, milliyeti dalgalat
Bir işçi ol, ocağını yak; kıskan
Bir âlim ol, hakikati parıldat.

Vatan ve millet için yararlı olmak, bizim milletimizde umumiyetle ölümü çağrıştırır. Bu, yanlıştır. Ölüm, elbette ki mukaddes bir yoldur fakat günümüz itibarıyla devletimizin hiçbir vatandaşının ölmesine gerek yoktur. Vatan için çalışmak nedir? Yaptığın işin en iyisini yapmaktır, sokakta yürürken gördüğün çöpü çöpe atmaktır, yüksek Türk ahlakına uymak, Türk töresini ve dinini yaşatmaktır. An itibarıyla evet, vatan uğruna ölmek için can atanlar ölmesin, gördüğü çöpü çöpe atsın yeter. Bir işçiysen ocağını yak, Türk ahlak ve töresiyle işini yapabildiğin en iyi şekilde yap. Bir şairsen Türk ahlakını ve töresini haykır. Bir askersen görevini en iyi şekilde yerine getir. Bir âlimsen araştır ve hakikati bul. Bir öğrenciysen Türk ahlak ve töresine uygun şekilde yaşa, öğren, öğret.

Biz, bunların hiçbirisini yapmamakla beraber, her şeyi bildiğimizi sanarız. Türk işçi dururken yabancısı daha ucuza çalışıyor diye çalıştırıp bir de utanmadan milliyetçilik yaparız. Halkına erzakı pahalıya satıp üstüne utanmadan vatan millet diye haykırırız. Okumaktan ve öğrenmekten âciz olduğumuz gibi bir de bilmediğimiz şeyler hakkında yorum yapmayı pek de güzel severiz. Türk milleti kendisi zahmet edip tarihini öğrenmediği için ülkemizdeki siyasiler bunu kullanmak istediler. Kuruluşumuzdan itibaren birçok farklı kesim TRT aracılığı ile denedi. İdeolojileri ne olursa olsun bir milletin tarihi ve dili üzerinde kendi çıkarlarına göre yanlış ve sapkın şeyler göstermek, vatan hainliğidir. Tarihi bile bile yanlış yorumlamak, haysiyetsizliktir. Bu, Türk milletini gereğinden fazla övüyorsa bile. Son yıllarda cahil halkımızın yüreklerini titretmek isteyen bir dizi teşekkül etti. Diriliş Ertuğrul. Bu dizi o kadar tutuldu ki, muhtevasında Türk tarihinde var olmayan şeyler gösterildi. Maddi amaçlara emel oldu ve bundan kazanan oyuncular oldular. Ekranları başına kilitleyen bu dizi, işte bilmediği hakkında yorum yapmayı pek seven halkımızın dilinden düşmedi. Yine bunun devamı Kuruluş Osman, Payitaht Abdülhamid gibi diziler, mübalağa edilerek halkımıza sunuldu. Cahil, öğrenmekten ve araştırmak âciz halkımız bunları sorgusuz sualsiz kabul ettiler. Siyasiler ise Türk tarihini kendi ideolojilerine çanak tutarak halkı diğer Türk tarihinde teşekkül etmiş unsurlara düşman kestirttiler. Bundan kazanan kimin olduğu çok malumdur, kaybeden ise Türk bütünlüğüdür.

Son zamanlarda vizyona giren Ya İstiklâl Ya Ölüm dizisi, bahsettiğimiz dizilerin aksine içerisinde pek fazla İslamî sembollerin bulunmadığı ve Atatürk’ün öne çıktığı bir dizi oldu. Daha dört bölümü yayınlanmış bu dizide, şahsım adına Türk tarihine ters bir durum söz konusu olmuş değildir. Yavuz Bahadıroğlu adlı tarihçi geçinen şahıs, bu diziyi kullanarak sosyal medyada bir kargaşa oluşturmak istedi ve bunda istediği şeye de ulaştı. 

Türk milleti için komünizmin zararları ne ise İslamcılığın zararları da o kadardır. İslamcılık, Türk tarihinin İslam öncesi devirleri ve yakın tarihimizde gösterdiğimiz o şanlı müdafaayı reddeder –yahut olduğundan çok değişik kabul eder- ve Türk tarihinin ender önderlerinden birisi olan Atatürk’e kin beslerler. Bunların sayısı azımsanamayacak derecede fazla olmakla beraber bu insanlar cahil ve iğrenç bir güruhtur. Bu İslamcılar, Müslümanlığı Araplaşmak zannederler ve içlerinde söyleyemeseler bile bir Arap hayranlığı, bir Fars hayranlığı bulunur. Cehalet içerisinde her türlü pisliği yaparlar ve sonra utanmadan Allah’a sığınırlar. Türk tarihinde görebileceğimiz en zararlı gruplardan birisi, işte bunlardır. Bunlar, harf devrimini dil değişikliği zannederler. Bunların derdi İslam değildir, bunlar: İslam’ı kullanarak Türklüğü yok etmenin ve Arap yapmanın peşindedirler. Çoğunun Atatürk’e nefretinin sebebi de budur. Bizzat şahsıma söylenen şu cümleye bakınız: ‘’Payitaht’ı izleyince Atatürk’e düşman oldum’’. Bu cümle utanmadan yüzüme karşı söylendi. Türk tarihinin belirli bir kesmini diğer kesminden nefret ettirecek derece anlatmak, vatan hainliğidir. Türk tarihini TRT dizilerinden öğrenecek kadar âciz olmak da cahilliğin, ikiyüzlülüğün ve arsızlığın göstergesidir.

Söz konusu şahıs Yavuz Bahadıroğlu, Ya İstiklâl Ya Ölüm adlı diziden bir kesit vererek şu açıklamayı yazmıştır:  ‘’TRT 1'de yayınlanan "Ya istiklâl ya ölüm" isimli dizi, son yıllarda yapılan Diriliş, Kuruluş, Abdülhâmid gibi Osmanlıyı sevdiren dizilere karşı Kemalistlerin rövanşıdır. Atatürk'ü övme dizisidir TRT'ye bu dizi kimler tarafından dayatıldı bilmiyorum, ama hesabı iktidardan sorulur.’’ diyerek kendi görüşünden olan iktidara bu diziyi nasıl yayınlattığının hesabını soracak kadar Türk tarihine düşman kesilmiştir. Yaradan’dan niyaz ederim bu bölücülüğün hesabını ahirette verir. Yorum kısmına baktığımız zaman ise Araplaşmış Türklerin ‘’Biz bunu izlemeyiz, lanet olsun’’ dediklerini dahi görüyoruz. Bunlar Türk değil, Araptır. Bunlar maalesef her gün beraber toplu taşıma kullandığım insanlardır. Beni insanlardan soğutacak derecede topluma düşman etmişlerdir. Hatta utanmadan yalan tarih diyecek kadar düşmüşler, kendilerini Türk tarihine rezil etmişlerdir.

Şunu açıkça belirtmek isterim: Tarih insanların var olma sebeplerinden bir tanesidir. Türk tarihi bizim var olma sebebimizdir. Türk tarihi üzerinde İslamcılık ya da Kemalistlik adı altında oynama yapan şahısların benim için hiçbir farkı yoktur, ikisi de tarihini öğrenmekten âciz vatan hainleridir. Birtakım politikalar ve birtakım ideolojilerin bir zamanlar yahut günümüzde yaptığı ve empoze ettiği görüşler geçici, Türklük kalıcıdır. Türk tarihi, tahminlere göre M.Ö 5000’e kadar uzanır. Türk tarihi, öğrenebildiğimiz ilki olan Teoman’dan cumhuriyete kadardır. Bu binlerce yıllık süreç, bizimdir. Hiçbir kurumun, hiçbir şahısın, hiçbir ideolojinin Türk tarihinin belirli bir bölümünü reddetmeye hakkı ve haddi yoktur.  İyisiyle ve kötüsüyle, doğrusuyla ve yanlışıyla bu şanlı ecdat bizimdir. Ona hep birlikte sahip çıkarak Türk Ülküsü’ne varmak, yegâne hedefimiz olmalıdır. Yine Mehmet Emin Yurdakul Bey’in de dediği gibi:

Artık uyan! Necat günü gelmiştir.
Şu Türklüğü felâketten kurtarmak,
Onu yine selâmete çıkarmak,
Senin için en mübârek bir iştir.

Sen Tanrı’nın mihrabına git, eğil;
Turan için duâ eyle, yemin et.
Demirleri, ateşleri aziz bil.
Yüreğine intikamla kin öğret.

Esenlikle…
(29.03.2020)
Eren Coşkun





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ziya Gökalp’ın Sanat Şiiri Üzerine Bir Tahlil Denemesi

Peyami Safa'nın Fatih Harbiye Adlı Romanı Üzerine Bir Tahlil Denemesi

Halk Hikâyelerinin Motif Yapılarına Göre Dirse Han Oğlu Boğaç Han Boyu'nun İncelemesi